Emek Komisyonumuzun açıklaması:
28 Ekim 2014’te Karaman’ın Ermenek ilçesinde Has Şekerler Madencilik’e ait kömür ocağında meydana gelen su baskınında 18 maden işçisi yaşamını yitirdi. Yer altında ekmek mücadelesi veren 18 işçinin hayatını kaybettiği Ermenek, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin nasıl göz ardı edildiğinin, emekçilerin yaşamının nasıl maliyet hesabına indirgendiğinin acı bir simgesi olarak hafızalarımıza kazındı. Aradan 12 yıl geçti. Ancak madenlerde işçi ölümleri son bulmadı. Bu ay içerisinde Soma’da 1 Ekim 2026’da yaşanan göçükte 5 maden işçisi hayatını kaybetti, 2 işçi yaralandı. Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde 23 Ekim’de meydana gelen grizu patlamasında ise 3 işçi yaşamını yitirdi, 5 işçi yaralandı. Bu acı olaylar, Ermenek’te yitirdiğimiz 18 işçinin, ardından geçen yıllara rağmen madenlerde güvenli çalışma koşullarının sağlanamadığını bir kez daha gösterdi.
Ermenek, Soma ve Zonguldak, Şırnak ve daha nice maden kazaları birbirinden ayrı tarihlerde yaşanan facialar, ama hepsinin ortaya koyduğu sorular ortak: İşçiler neden hâlâ çalışırken yaşamını yitiriyor? İşçi sağlığı ve güvenliğini kar hırsına feda eden, işçinin hayatı için alınacak önlemleri maliyet artışı olarak gören üretim anlayışı, yetersiz denetim ve güvencesiz çalışma rejimi sorgulanmadan bu ölümlerin önüne geçilemez.
İş cinayetleri kader ya da fıtrat değildir. Madenlerde yaşanan ölümler, gerekli bilimsel ve teknik önlemler alındığında, etkin ve bağımsız denetim mekanizmaları işletildiğinde önlenebilir. Dünyada bunun örnekleri vardır. Bu cinayetlerden sonra hep sorumluların cezalandırılacağını duyuyoruz ama hiçbir zaman gerçekten çok boyutlu sorumluluklar açığa çıkarılmıyor. Göstermelik sonuçlarla kamuoyu aldatılıyor. Sorumluların açığa çıkarılması, etkili soruşturmaların yürütülmesi ve cezasızlıkla mücadele edilmesi gerekir. Ama aslolarak madenlerdeki çalışma rejimi işçi sağlığı ve güvenliğini esas alacak düzenleyici önlemler alarak dönüştürülmezse benzer acıların yaşanması maalesef kader diye önümüze konmaya devam edecektir.
Hiçbir işçi ekmek parası kazanmak için yaşamını riske atmak zorunda kalmamalı; hiçbir aile sevdiklerinin işten sağ salim dönmesini beklerken ölüm haberi almamalıdır. Bunun için güvenceli çalışma, etkin kamusal denetim, işçi sağlığıve güvenliğini esas alan bir üretim anlayışı ve örgütlenme özgürlüğü hayata geçirilmelidir.
DEM Parti Emek Komisyonu olarak madenlerde ve işyerlerinde yaşamını yitiren bütün emekçileri saygıyla anıyor, ailelerinin acısını paylaşıyoruz. Ermenek’i, Soma’yı, Zonguldak’ı ve diğer bütün iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetmiş işçi canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız. İş cinayetlerinin hesabı sorulana, iş cinayetleri son bulana ve her emekçinin güvenli, güvenceli ve insanca çalışma hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
İş cinayetleri kader değil önlenebilir!
DEM Parti Emek Komisyonu
28 Ekim 2026
